27 Şubat 2025 04:25

TBMM İliç maden faciası raporu üzerine: Madenin yeniden açılması faciaya davet

Mehmet Torun
Maden Mühendisi


13 Şubat 2024 tarihinde meydana gelen İliç maden faciasından sonra TBMM’de kurulan komisyonun raporu olaydan bir yıl sonra basına yansıdı. Muhtemelen muhalefet partilerinin görüşleri de eklendikten sonra nihai halini alacaktır.

518 sayfalık rapor, daha çok istatistik veriler ve mevzuat bilgilendirmesiyle oluşmuş ancak olayın kök nedenleriyle toplumsal ve sosyal önceliklere yer verilmemiştir. Anayasa’ya göre tüm halkın malı olan madenlerin kamu yararı önceliği doğrultusunda değerlendirilmesi ilkesi raporda göz ardı edilmiştir. “Kamu yararı” kavramı, ‘bireysel çıkar’ dan farklı, onun üstünde ya da dışında ortak bir yararın amaçlanmasıdır. Yapılan tüm faaliyetlerin öncelikle bu kapsamda değerlendirilmesi gerekirken raporda bu konuya değinilmemiştir.

Şirketin katkısı raporda belli değil

Raporda; madenlerin üretilmesinden alınan devlet hakkı, genel olarak belirtilmesine karşın altın işletmelerinin ve şirketin ödediği devlet hakkı miktarı gösterilmemiştir. Ayrıca, şirkete verilen teşvikler ve vergi iadeleri de raporda yer almamaktadır. Dolayısıyla, şirketin devlet hazinesine katkısı net olarak belli değildir.

Raporda, altın işletmelerinin ülkenin cari açığını kapattığı öngörülmektedir. Bir ülkenin dış satımıyla dış alımı arasında oluşan açık, dış ticaret açığıdır. Yıllara göre cari açık aşağıda belirtilmiştir;

  • 2000 yılı cari açık 9.8 milyar dolar,
  • 2005 yılı cari açık 22.9 milyar dolar,
  • 2010 yılı cari açık 48.56 milyar dolar,
  • 2015 yılı cari açık 32.19 milyar dolar,
  • 2020 yılı cari açık 35.5 milyar dolar,
  • 2023 yılı cari açık 45.5 milyar dolar.

Merkez Bankası Londra Metal Borsasıyla aynı fiyattan alıyor

Raporda belirtildiği üzere; ülkemizde üretilen altın, Londra Metal Borsasındaki altın fiyatları üzerinden Merkez Bankasına ya da borsada satılmaktadır. Karşılığı olarak alınan bedel ise çoğunlukla dolara çevrilip yurt dışına transfer edilmektedir. Türkiye’de üretilen altının tamamının Türkiye’de satılıp karşılığı alınan dolarların “dolar boru hattı” ile yurt dışına transfer edilmesiyle, ülkemizde üretilen altının tamamının yabancı firmalarca yurt dışında satılması arasındaki fark yoktur. Bu şekilde yapılan ticaret, katma değer yaratmadığı ve cari açığı kapatmadığı gibi “cari transfer” nedeniyle cari açığı daha da artırmaktadır.

Denetimi kimin yapacağı bile tartışmalı

Raporda; ‘sürdürülebilirlik ve güvenilirlik’ kavramları geçmekte ancak bu kavramlar şirketin verileri kullanılarak kamuoyuna aktarılmaktadır. Oysa özel şirketlerin ana amacı kâr etmektir ve bu anlamda her türlü yola başvurmaları doğaldır. Bu anlamda güvenilir bilgiler kamu otoritesi tarafından topluma aktarılmalı ve bilgilendirme bu yönde yapılmalıdır.

Maden kazasının yaşandığı yığın liç sahasının denetimini hangi kurumların yapacağı dahi tartışma konusu olmuştur. Oysa; yasaların ve yönetmeliklerin net, anlaşılır ve uygulanabilir olması oldukça önemlidir. Denetim eksikliklerinin iş cinayetlerindeki önemi göz önüne alındığında görev-yetki- sorumluluk sınırlarının net olarak belirlenmesi hayati önemdedir.

Danıştay şirketin ve bakanlığın talebini reddetti

Türkiye Cumhuriyeti; demokratik, laik, sosyal, hukuk devletidir. Kesinleşmiş yargı kararlarının uygulanması esastır. Çöpler Madenine ilişkin olarak; kapasite artışı için 2021 yılında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen Çöpler kompleks madeni 2. kapasite artışı ve flotasyon tesisi projesine ilişkin ÇED olumlu kararı ile açık ocakta genişleme için 2023 yılında Erzincan Valiliğince verilen Çöpler kompleks madeni açık ocak genişleme projesine ilişkin “Çevresel etki değerlendirmesi gerekli değildir” kararlarının iptali istemiyle TMMOB tarafından açılan davalarda mahkemece her iki kararın da iptaline karar verilmiştir.

Mahkemece iptal kararı verilmesi üzerine davalı bakanlık ve valilik ile yanlarında davaya katılan şirket tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Danıştay tarafından kesin olarak temyiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.

Kısaca, temyiz taleplerini reddeden Danıştay, iptal kararlarının kesin olarak onanmasına karar vermiştir. Bu durumda 2. kapasite artışı talebi ve ÇED gerekli değildir kararları, hukuki ve teknik açıdan doğru bulunmamıştır.

Yeniden faaliyete başlaması faciaya davetiye çıkarmaktır

Kaza sonucu yaratılan tahribat ortada olmasına karşın işletmenin tekrar faaliyete başlaması hiçbir açıdan doğru değildir. Bu doğrultuda yapılacak çalışmalar yeni bir faciaya davetiye çıkarmak anlamına gelecektir. Yapılması gereken; Maden Kanunu’nun ilgili terk hükümleri çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması ve sahanın rehabilite edilerek terk edilmesidir.

TBMM’ de tüm partilerin katılımıyla kurulan komisyonun raporu oldukça önemlidir. Raporda belirtilecek görüşlerin olası faciaların önlenmesi açısından yasalara yansıması ve uygulanması her kesimin yararına olacaktır. Madenlerde, tüm iş yerlerinde bu tür acı olayların yaşanmaması ve doğal kaynaklarımızın kamu yararı öncelikli değerlendirilmesi dileğiyle…

EVRENSEL'İNMANŞETİ

Yağma iklimi

Yağma iklimi

Enerji şirketlerinin patronlarının bizzat yönetimine girdiği Saray iktidarı, “iklim değişikliğiyle mücadele” adı altında sermayeye yeni kaynak aktarma hazırlığında. İktidarın Meclise getirdiği tasarıya göre karbon emisyonu ticareti sistemi kurulacak, “atmosferi kirletme hakkı” alınıp satılan bir mala dönüşecek. Sistem karbon ticareti zenginleri yaratırken, halka zehir kalacak.

BİRİNCİSAYFA
SEFERSELVİ
Erdoğan: Dünya bir imtihan yeridir, ekonomik zorluklar gelip geçer.

Evrensel'i Takip Et